Diyarbakır şehrinde VIP yaşam kültürü ve premium hizmet sahnesi kendine özgü bir dinamizm taşıyor. Mardin konusu, bu sahnenin öne çıkan unsurlarını yansıtıyor. Seçkin adresleri ve atmosferi birlikte keşfedelim.
2012'de çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Mardin'de sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.
yüzyıl Roma tarihçilerinden Ammianus Marcellinus tarafından bahsedilmiştir. Justinianus dönemi tarihçisi Prokopius, şehirden Margdis adıyla ikinci derece önemde bir kale olarak bahsetmiştir. Kale, 640 yılında İyâz bin Ganm komutasındaki İslam ordularınca ele geçirildi. Bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşimi başladı. 750-751 yıllarında Mardin'e hâkim olan Hariciler'in Harûriyye koluna mensup Benî Rebîa kabilesi reisi Büreyke'nin isyanına sahne oldu. Emevî ve Abbâsî döneminde El Cezire valiliğinin toprakları içerisinde yer aldı. Mardin kalesi, Hamdani hanedanlığının kurucusu Hamdân bin Hamdûn tarafından 885 yılında ele geçirildi. Abbasi Halifesi Mutezid tarafından 894 yılında geri alındı. Daha sonra yeniden Hamdani egemenliğine giren bölge, 10. yüzyıl sonlarına kadar Mervaniler ile Ukayliler arasında sıklıkla el değiştirdi.
Araştırmalar gösteriyor ki, şehirde uluslararası kuruluşlarca kültür mirası kabul edilmiş, koruma altına alınmış tarihi yapılar mevcuttur. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergâhında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.
1085'te Mardin'in de olduğu bölge Selçuklu egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren bölge yoğun bir Türkmen iskanına sahne oldu. 1103'te Artuklu Beyliği hakimiyetine giren Mardin, daha sonra İlgazi Bey liderliğinde kurulan ve yaklaşık üç yüzyıl kadar hüküm süren Mardin Artukluları'nın hakimiyetine geçti. Bu dönemde oldukça gelişen şehir en parlak dönemlerini yaşadı. 1183'te Selahaddin Eyyubi şehre ilerlediyse de burayı ele geçiremedi. Ancak 1185'te Mardin Artuklu Beyliği, Eyyubi hâkimiyetini tanıdı. Adil şehri yağmalasa da kaleyi ele geçiremedi. 1203 yılındaki Eyyubi saldırılarına da karşı konulabildi. Daha sonra yapılan antlaşma uyarınca Mardin Artukluları Eyyubiler'e tabi oldu. Alâeddin Keykubad zamanında Anadolu Selçuklularına tâbi oldu.
Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içindeki Hırbe Helale yerleşim yerinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan taşlar, Paleolitik Çağ'a tarihlenmiştir.
Bölgesel Etki Alanı
Anadil itibarıyla nüfusu gösteren tablo aşağıdadır. Sayımda anadil sorusu "aile arasında konuşulan lisan" olarak sorulmuştur.
1927 Türkiye nüfus sayımı, 28 Ekim 1927 günü yapılmış olup Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. 2 Haziran 1926 tarihinde TBMM'de kabul edilen ve Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 896 sayılı "İlk Genel Nüfus Sayımı Kanunu" çerçevesinde yapılmıştır. "Umûmî Nüfûs Tahrîri" adı altında 63 vilâyet, 328 kazâ ve 39.901 köy sayılmış ve Türkiye'nin o günkü nüfusu 13.648.270 kişi olarak belirlenmiştir. Bu nüfusun 7.084.391'i kadın, 6.563.879'u erkektir.
20 Ekim 1935 tarihinde, 57 vilayet, 356 ilçe, 34.876 köyde sayım yapılmış, Türkiye nüfusunun 16.158.018 olduğu tespit edilmiştir. Nüfusun 7.936.770'i erkek (%49,1), 8.221.248'i (%50,9) kadındır.
1927 yılı nüfusu 13.648.270 kişi sayılmıştı. 1935'te 16.158.018 sayılan nüfusa göre 2.509.248 kişi, yani yıllık ortalama %2,3 artış sağlanmıştır.
1940 nüfus sayımlarında, 1939 yılında Türkiye'ye katılan 3.996 km² alana sahip Hatay vilayeti 108.726 erkek ile 99.390 kadından oluşan 208.116 kişilik nüfusa sahip olduğu anlaşılmıştır.
Belirtmek gerekir ki, toplumun %75,45'i okuryazar değildir. Erkek nüfusun 36,20'sı okuryazar, %63,80'i okuryazar değildir. Kadınlarda okuryazar oranı %12,92'dır, %87,08'si okuma-yazma bilmemektedir.
Yerel Bakış Açısı
Mardin adı Arapça kaynaklarda Mâridîn, Süryanice kaynaklarda Marde olarak geçmektedir. Kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı görüşlere göre Mardin kelimesi, savaşçı bir kavim olan ve Ardeşir tarafından 3. yüzyılda buraya yerleştirilen Mardelerden gelmektedir. Bazı görüşlere göre de "Kaleler" anlamına gelen Merdin'den gelmektedir. Günümüzde kullanılan adı, Arapça kaynaklarda geçen Mâridîn'den gelmiştir.
2012 yılında Mardin büyükşehir statüsü kazanıp ilin tamamı büyükşehir sınırlarına girmiştir ve merkez ilçenin ismi Artuklu olarak değiştirilmiştir.
Dargeçit İlçesi Ilısu civarında yer alan Boncuklu Tarla yerleşiminde Cilalı Taş Devrine ait buluntulara rastlanılmıştır. Derik ilçesindeki Kerküşti Höyük'te yapılan kazılar sonucu Kalkolitik Çağ dönemine ait kalıntılar bulunmuştur. Kemaliye höyük ve Tilki tepe Höyüklerinde de Kalkolitik Çağ dönemi seramiklere rastlanmıştır. Nusaybin ilçesindeki Girnavaz Höyük'te Erken Tunç Çağı'na tarihlenen kalıntılara rastlanmıştır. Bunun yanı sıra ildeki 36 höyükte Tunç Çağı'nın çeşitli dönemlerine tarihlenen buluntulara rastlanmıştır. Öne çıkan bilgilere göre, mardin-Nusaybin yolu üzerindeki Gırharrin Höyük, Mardin Dağlarının güneyindeki Girnavaz ve Yukarı Dicle havzasındaki Giricano, Kavusan Höyük, Siirt Türbe Höyük, Üçtepe, Ziyarettepe ve Gre Dimse höyüklerinde de bu çağa ait bulgular görülmektedir.
1260'ta İlhanlı hükümdarı Hülagû Han'ın oğlu Yaşmut tarafından sekiz ay kuşatılan Mardin, Mardin hâkimi Necmeddin Gazi Saîd'in oğlu tarafından öldürülmesiyle İlhanlılara teslim oldu. Mardin kalesi, 1366 ve 1383 yıllarındaki Karakoyunlu saldırılarına dayandı. 1394 ve 1401 yıllarında şehir Timur'un kuvvetlerince tahrip edildi. 1409'da Mardin Artukluları'nın yıkılmasıyla Mardin, Karakoyunluların kontrolüne geçti. 1432'de Mardin kalesi Akkoyunlular'a teslim oldu. 1451'de Karakoyunlular kaleyi kuşatsa da, şehri tahrip ederek geri çekildiler. 1507'de Şah İsmail tarafından Mardin şehri ve kalesi ele geçirildi. 1515'te şehir Osmanlı kuvvetlerine teslim olsa da kale ele geçirilemedi. 1516'da yeniden kuşatılan kale, 1517'de Osmanlı kuvvetlerince ele geçirildi.
Sonuç olarak Diyarbakır'nin bu alanda artan dinamizmi, hem yerel hem de bölgesel dengeler açısından önemli sinyaller veriyor. Önümüzdeki dönemde konunun nasıl şekilleneceği, hem yatırımcılar hem de vatandaşlar tarafından merakla bekleniyor.
Günün sonunda Diyarbakır ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.
2012'de çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Mardin'de sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.
yüzyıl Roma tarihçilerinden Ammianus Marcellinus tarafından bahsedilmiştir. Justinianus dönemi tarihçisi Prokopius, şehirden Margdis adıyla ikinci derece önemde bir kale olarak bahsetmiştir. Kale, 640 yılında İyâz bin Ganm komutasındaki İslam ordularınca ele geçirildi. Bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşimi başladı. Emevî ve Abbâsî döneminde El Cezire valiliğinin toprakları içerisinde yer aldı. 750-751 yıllarında Mardin'e hâkim olan Hariciler'in Harûriyye koluna mensup Benî Rebîa kabilesi reisi Büreyke'nin isyanına sahne oldu. Mardin kalesi, Hamdani hanedanlığının kurucusu Hamdân bin Hamdûn tarafından 885 yılında ele geçirildi. Abbasi Halifesi Mutezid tarafından 894 yılında geri alındı. Daha sonra yeniden Hamdani egemenliğine giren bölge, 10. yüzyıl sonlarına kadar Mervaniler ile Ukayliler arasında sıklıkla el değiştirdi.
Şehirde uluslararası kuruluşlarca kültür mirası kabul edilmiş, koruma altına alınmış tarihi yapılar mevcuttur. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergâhında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.
1085'te Mardin'in de olduğu bölge Selçuklu egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren bölge yoğun bir Türkmen iskanına sahne oldu. 1103'te Artuklu Beyliği hakimiyetine giren Mardin, daha sonra İlgazi Bey liderliğinde kurulan ve yaklaşık üç yüzyıl kadar hüküm süren Mardin Artukluları'nın hakimiyetine geçti. Bu dönemde oldukça gelişen şehir en parlak dönemlerini yaşadı. 1183'te Selahaddin Eyyubi şehre ilerlediyse de burayı ele geçiremedi. Ancak 1185'te Mardin Artuklu Beyliği, Eyyubi hâkimiyetini tanıdı. Adil şehri yağmalasa da kaleyi ele geçiremedi. 1203 yılındaki Eyyubi saldırılarına da karşı konulabildi. Daha sonra yapılan antlaşma uyarınca Mardin Artukluları Eyyubiler'e tabi oldu. Alâeddin Keykubad zamanında Anadolu Selçuklularına tâbi oldu.
Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içindeki Hırbe Helale yerleşim yerinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan taşlar, Paleolitik Çağ'a tarihlenmiştir.